Bir şeyler yapmak. Harekete geçmek. Susturacak beni. Mi? Onları konuşturacak. Mı? Hareket. Yükseltecek bizi. Mi? Bağırmak ve susmak. BBu kadar aynı. Mı? Ayrılmak. Mı? Sevmek bence. Uykusuzluk yüreğimde. Mi? John gibi. X gibi. Mi? Sıkı bir tokalaşma gibi. Gözlerine bakmak. Mı? Bir hayalet. Emiyor ruhumu. Uzayda gibi. Onu öldürmek için bağırmak. Mı?

Sisli bir manzara.. Beyazın içinden doğan kuşlar. Güneş veya deniz yok. Kuşların cıvıltısının üzerine bir manzara boyamak isterdim. Seninle beraber.
Firdevs’in beni bırakıp Eskişehir’e gitmesinin üzerinden 5 ay geçti. Merhaba günlük. 5 ay öncesine kadar bu kadar hüzünlü merhaba demeyi bilmiyordum. Sarı Kemal en yakın arkadaşım oldu. Artık kendime alıyorum menekşeleri. 5 ay öncesine kadar menekşenin bu kadar hüzünlü koktuğunu bilmiyordum. Karşılıksız ve sonsuz bir yürüyüş. Jonathan’ın iyi olacağız demesine aldırış etmiyorum. 5 ay öncesine kadar Jonathan en iyi dostumdu. Yalanmış meğer. Firdevs yalan söylemez Jonathan’dan bahsediyorum. Firdevs mecburdu çünkü. Eskişehir onu benden daha çok seviyordu. 5 ay öncesine kadar kendimi avutmayı bilmiyordum.

36 yaşındayım ve annemle yaşıyorum. 20 yıldır yatalak olan annemle. Hayır. Beni büyüten kadın, anneme yatalak diyemem. Yalnızca biraz yardıma ihtiyacı var. Yatalak diyerek onun yatmaktan başka bir işe yaramadığını söyleyemem hayır. Çünkü o benim annem. Bana 16 yıl bakan annem. 16 yılda bir insana neler öğretebilirsiniz. 20 yıl kendinize hizmetçi olmayı öğretebilir misiniz. Hayır, o benim annem. O olmasaydı ben ne yapardım. Belki yaşamak nedir bilebilirdim. Yaşatmaktan daha değerli olmasa da.
Annemi haftalık kontrollerinden birine götürürken ambulansla gelen hemşirelerle beraber apartmanımızdan annemi indiriyorduk. Bir insanın aşık olmak için bir zamanlaması var mıdır. Vapurda camdan dışarıyı seyrederken, çarpışıp kitaplar düşerken veya bir parkta otururken. Bunlar nasıl şeyler bilmiyorum yalnızca televizyondaki en popüler aşık olma yöntemleri olarak biliyorum. Bir insanın aşık olması için en kötü zaman nedir. Yatalak bir kadını taşırken olabilir mi. Ambulansı görünce endişelenip neler olduğunu sormuş. O hemşirelerle konuşurken annemi indiriyorduk. Yatalak annemi. Yeşil bir elbise kahverengi ayakkabılar ve kıvır kıvır kumral saçlarıyla bakıyordu. Bir basamak daha indim, annem zorlamaya başlamıştı. Her zamankinden daha zordu. Bir basamak daha. Beni görmemişti bile gözleri yatalak kadındaydı. Bir basamak daha. Ve bir tane daha. Sonunda onun yanındaydım. Daha doğrusu kaç yıldır aynı mahallede oturmamıza rağmen nasıl böyle birşeyden haberi olmadığını şaşkınlıkla anlatırken sedyedeki anneme bakan kadının yanında. Sedyedeki yatalak. Belki o olmasaydı onunla daha önce karşılaşacaktım. Belki o olmasaydı beni görecekti, yeşil ve kahverengiyi ne kadar sevdiğimi bilecekti. Belki o olmasaydı ben de olmayacaktım. Annem, yatalak kadın. Sanırım aşksız bir hayat ancak bir anneyle mümkün olabilir. Ta ki aşkı tanıyana kadar. Özür dilerim.

Hergün çıktığım merdivenlerin başında yine beni seyrediyor mendilci kadın. Beyaz başörtüsü küçük küçük çiçeklerle minik desenlerden oluşan eteği ve beyaz mendilleriyle oturuyor. Hergün benim çıkışımı izliyor tıpkı bugünkü gibi ve tıpkı onu izlemeyen diğer herkesi izlediği gibi. Derin kırışıklıklar, kapalı kısık ve simsiyah gözleri hiç açılmayan dudaklarıyla tarihi bir eser kadar gizemli ve büyüleyici duruyor. Önünde hepimizin yakından tanıdığı iğrenç yeşil şeritlerle hareketlendirilmiş siyah poşetin içinde beyaz mendilleri bir hazine gibi parıldıyor. Pazarlamayla pek arası yok. Hiç konuşmayıp çok anlatıyor. Ne düşünüyor ne hissediyor bizim hakkımızda hiç bilmiyorum. Aslında az çok kestiriyorum ama merak ediyorum. Bir gün onunla konuşmak istiyorum. Mendil ne kadar, al, üstü kalsın tamam gibi ağız yoluyla yapılan saçmalıklardan bahsetmiyorum. Oturup onunla konuşmaktan bahsediyorum. Sen kimsin neden buradasın. Kış geldi ona ceketimi bırakmak istiyorum. Bunları yapmadığım her gün için pişman olup her gün için de korkuyorum. Bana şimdiye kadar neredeydin demesinden korkuyorum seni daha önce gördüm demesinden. Siyah gözlerini çevirdiği ilk kişi olmaya cesaretim var mı bilmiyorum. Ama mendilci kadın seni seviyorum.